Aynadaki Ben
“Aynadaki ben, ben değil artık.”
Hiç bir yerde bulamayacağınız yazıları hikayeleri en yalın anlatımla burada bulacaksınız. Yazarın kitabını, yazar yazarken, yazarla beraber okuyacaksınız.
“Aynadaki ben, ben değil artık.”
Ne diyordu şair; “hak etmeyenleri sevdim” deme. Sevgi bir nimettir… Ben nimeti verdim, onlar nasipsizmiş, hepsi bu.
Her gecesi uykusuz, her nefesi eksik bir kalbin itirafı... Birini kalbinde gömmek, toprağa gömmekten daha zor. Bazı yokluklar ne unutulur, ne de tamamlanır.
Yıllar geçtikçe kimse aynı kalmaz. İnsan önce kendine, sonra en çok sevdiğine yabancılaşır.
Kar bütün pislikleri örter derler ama içimizdekini değil... Bu yazı, karın altında saklanan duyguların, huzurun ve eksilmiş bir sevdanın hikayesi.
Bazı insanlar gelir, mevsimi değiştirir… bazılarıysa gider ve kışı başlatır.
Unutmak bu kadar kolay mıydıBen hâlâ aynı acının içinde debelenirken, sen nasıl bu kadar sessiz kaldın? Bir kalp,sevdiğini böyle mi unutur;yoksa hiç sevmemiş miydin
Ve ben hâlâ,dönmeyeceğini bile bile seni özlüyorum.Her gece biraz daha,her sabah biraz daha fazla.Bir gün dönersen diye değil, dönmeyeceğini bile bile seni seviyorum
Her gelen yeni yılda, yenileniyor muyuz yoksa farkına varmadan eskiyor muyuz?
Camın buğusuna çizdiğim kalp, sanki yıllardır tamamlanmayı bekleyen bir hikâyenin başlangıcı gibidir.
Ne tuhaf, uykuda bile seni kaybetmekten korkuyorum. Gözlerimi kapatınca geliyorsun, açınca gidiyorsun. Bir tek geceler biliyor ne kadar eksildiğimi senden sonra.
Eğer bir gün sorarlarsa neden yolumu bulamadığımı, neden hâlâ geri döndüğümü… onlara Asi Nehri’ni anlat. Ve de ki: “Seni görüp de geçebilen hiç kimse olmadı.”