Kar Bütün Pislikleri Örter Ama İçimizdekini Değil
Kar bütün pislikleri örter derler ama içimizdekini değil... Bu yazı, karın altında saklanan duyguların, huzurun ve eksilmiş bir sevdanın hikayesi.
Hiç bir yerde bulamayacağınız yazıları hikayeleri en yalın anlatımla burada bulacaksınız. Yazarın kitabını, yazar yazarken, yazarla beraber okuyacaksınız.
Kar bütün pislikleri örter derler ama içimizdekini değil... Bu yazı, karın altında saklanan duyguların, huzurun ve eksilmiş bir sevdanın hikayesi.
Bazı insanlar gelir, mevsimi değiştirir… bazılarıysa gider ve kışı başlatır.
Unutmak bu kadar kolay mıydıBen hâlâ aynı acının içinde debelenirken, sen nasıl bu kadar sessiz kaldın? Bir kalp,sevdiğini böyle mi unutur;yoksa hiç sevmemiş miydin
Ve ben hâlâ,dönmeyeceğini bile bile seni özlüyorum.Her gece biraz daha,her sabah biraz daha fazla.Bir gün dönersen diye değil, dönmeyeceğini bile bile seni seviyorum
Her gelen yeni yılda, yenileniyor muyuz yoksa farkına varmadan eskiyor muyuz?
Camın buğusuna çizdiğim kalp, sanki yıllardır tamamlanmayı bekleyen bir hikâyenin başlangıcı gibidir.
Ne tuhaf, uykuda bile seni kaybetmekten korkuyorum. Gözlerimi kapatınca geliyorsun, açınca gidiyorsun. Bir tek geceler biliyor ne kadar eksildiğimi senden sonra.
Eğer bir gün sorarlarsa neden yolumu bulamadığımı, neden hâlâ geri döndüğümü… onlara Asi Nehri’ni anlat. Ve de ki: “Seni görüp de geçebilen hiç kimse olmadı.”
Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır.
Bir şehrin çıkış tabelası kadar uzaksın bana. Sen gelmemden korkuyorsun, ben gitmekten.
Ben yaşamadığımı yazamam. Daha da önemlisi benim yazmak için ne yapay zekâya ihtiyacım var ne de yapay bir kalbe. Ben sahte olmadım ne sevgimle ne...
‘Hani şair demiş ya yokluğunda bile var olmak büyüklerin işiydi diye.’ Bence o tam olarak öyle değil yokluğunda bile var etmek, büyüklerin işiydi.