Asi Nehri
Bilmezler Asi Nehri neden tersten akar.
Belki de sana anlatamadığım her şey yüzündendir.
Herkes suların yönüne bakar,
kimse kalbin neden geri döndüğünü sormaz.
Ben soramadım.
Sorabilseydim, kalmazdı bu kadar içimde.
Seni görüp de geçebilen mi var?
Ben geçemedim.
Bir bakışınla durdu zaman,
devam etmeyi unuttum.
Herkes yoluna gitti,
ben senin olduğun yerde kaldım.
Bilmezler…
Bazı nehirler haritalarla değil, yaralarla çizilir.
Kıyılarında suskun taşlar,
geceleri sırtına çöken ay-ı bile yorgun düşüren bir yalnızlık vardır.
Her kıvrımında başka bir hikâye,
her sessizliğinde bastırılmış bir çığlık saklıdır.
Seni görüp de geçebilen mi var?
Bir bakışın önünde durup yolunu unutan rüzgârlar tanırım.
Adını duyan kuşlar yön şaşırır,
kanatları titrer de göğe yükselemez.
İnsan bazen sadece bir yüz görür
ve bütün yollar, bütün köprüler anlamsızlaşır.
Seni görüp de akmaya devam edebilen mi var?
Kalp dediğin şey, bir anlığına bile olsa
yerçekimini inkâr eder.
Adımlar ağırlaşır, zaman diz çöker,
susmak bile yüksek sesle konuşur o an.
Asi Nehri bilir bunu.
O yüzden tersten akar belki de.
Herkesin “olmaz” dediği yere doğru,
herkesin vazgeçtiği noktadan yeniden başlamak için.
Çünkü bazı sevdalar denize kavuşmak istemez,
bazı bekleyişler sona ermekten korkar.
Bilmezler Asi Nehri neden tersten akar…
Çünkü sen varsın bu kıyıda.
Ve seni görüp de geçip gidebilen
hiç kimse yoktur aslında.
Asi Nehri gibi oldum.
Herkesin “bırak” dediği yere doğru aktım.
Unutmanın denizine değil,
hatırlamanın kıyısına vurdum.
Geceleri adını saydım dalgalarla,
sabahları eksikliğine uyandım.
Bilmezler…
Bazı sevdalar kavuşarak değil,
susarak büyür.
Bazı yaralar kapanmaz,
sadece sessizleşir.
Eğer bir gün sorarlarsa
neden yolumu bulamadığımı,
neden hâlâ geri döndüğümü…
onlara Asi Nehri’ni anlat.
Ve de ki:
“Seni görüp de geçebilen
hiç kimse olmadı.”
YAZAMAYAN : AHMET KARADAYI
YAZININ ŞARKI TAVSİYESİ : SENDEN SONRA BEN




0 Comments