Yeni Yıl
Her gelen yeni yılda, yenileniyor muyuz yoksa farkına varmadan eskiyor muyuz?
Her gelen yeni yılda, yenileniyor muyuz yoksa farkına varmadan eskiyor muyuz?
Camın buğusuna çizdiğim kalp, sanki yıllardır tamamlanmayı bekleyen bir hikâyenin başlangıcı gibidir.
Ne tuhaf, uykuda bile seni kaybetmekten korkuyorum. Gözlerimi kapatınca geliyorsun, açınca gidiyorsun. Bir tek geceler biliyor ne kadar eksildiğimi senden sonra.
Eğer bir gün sorarlarsa neden yolumu bulamadığımı, neden hâlâ geri döndüğümü… onlara Asi Nehri’ni anlat. Ve de ki: “Seni görüp de geçebilen hiç kimse olmadı.”
Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır.
Bir şehrin çıkış tabelası kadar uzaksın bana. Sen gelmemden korkuyorsun, ben gitmekten.
Ben yaşamadığımı yazamam. Daha da önemlisi benim yazmak için ne yapay zekâya ihtiyacım var ne de yapay bir kalbe. Ben sahte olmadım ne sevgimle ne...
Dağıldım Sonunda… Bazen sevmek yetmiyor. Bazen dünya, sevgiyi taşıyacak kadar geniş olmuyor. Bazen yollar paralel başlıyor, ama asla kesişmiyor. Bizim gibi. Beni sevdiğini bilmek, içimde...
‘Hani şair demiş ya yokluğunda bile var olmak büyüklerin işiydi diye.’ Bence o tam olarak öyle değil yokluğunda bile var etmek, büyüklerin işiydi.
Görgü tanığı ile hakim aynıysa korkacak hiçbir şey yok bu dünyada. Her şeyi gören, bilen ALLAH, hükmü de vermeyecek mi nasıl olsa?
Özleminle kat kat kabuk sardı yaralarım, yokluğunun açtığı yarayı yokluğunla sardım.
‘Rüyalarımız değil miydi gönlümüzün eksikliğini çektiği imkansızlıklarla buluşabildiğimiz tek yer’