4
4 Puanlar

Gece Olunca

Vakit olunca gece, gecenin de ortaları, duyduğun tek ses kafanın içindekiler olunca insan kendiyle kalır. Kendiyle dediğime bakmayın, içindekiyle kalır. O içindeki nerede olursa olsun, ne kadar uzakta olursa olsun o an ondan daha yakını yoktur insana.

İnsan beynini bir şeylerle doldurmazsa içindeki boşluğu daha çok hisseder. Aynı çektirdiği dişin eksikliği gibi sürekli gayrıihtiyari hep oraya dokunur…

Ve her dokunuşta biraz daha sızlar insan. Unuttum sandığın ne varsa, tam da o boşlukta kendini hatırlatır. Gündüz kalabalıkların içine sakladığın her şey, gece tek tek kapını çalar. Kaçacak yerin yoktur; ne bir ses bastırır içini, ne bir yüz oyalayabilir aklını.

İnsan en çok gece yenilir kendine. Çünkü gündüz susturduğu ne varsa, gece konuşmayı öğrenir. Ve öyle bir konuşur ki, ne cevap verebilirsin ne de susturabilirsin. İçinde biriken her cümle, yarım kalmış her hikâye, söylenmemiş her söz… hepsi bir ağızdan yüklenir üzerine.

O an anlarsın; insan en çok eksildiği yerden hatırlar. Tıpkı çekilen diş gibi… yokluğu, varlığından daha çok yer kaplar içinde. Ne kadar alıştım desen de, dilin hep oraya gider. Kalbin de öyle işte… eksildiği yere alışamaz, sadece susmayı öğrenir.

Ve bazı geceler vardır; sabah olmasını istemezsin. Çünkü bilirsin, gün doğunca yine susacaksın. İçinden geçenleri değil, senden bekleneni konuşacaksın. Gülüşlerin bile ödünç olacak, bakışların başka birine ait gibi. Var gibi görüneceksin ama aslında eksik kaldığın yerden devam edeceksin.

Ama gece öyle değildir… gece senden rol istemez. Ne sakladığını bilir, neyi susturduğunu duyar. Kaçtığın ne varsa önüne koyar, “bak” der, “işte sen busun.” O yüzden ağırdır gece… çünkü insan en çok kendini taşırken yorulur.

Ve bazı geceler, düşünmek değil, hatırlamak yorar insanı. Geçmiş dediğin şey, bitmiş değildir aslında; sadece zamanı gelince tekrar canını yakmak için pusuda bekler. Sen unuttum zannedersin, o ise tam unuttuğunu sandığın anda çıkar karşına. Bir cümlede, bir seste, bir kokuda…

İnsan en çok da buna kırılır işte. Geçmişe değil, geçmediğini fark ettiği şeylere… İçinde hâlâ yer kaplayanlara, hâlâ can acıtanlara… Ve anlar ki bazı şeyler geçmez, sadece üstü örtülür. Gece olunca da o örtü kalkar.

O yüzden herkes sevmez geceyi. Çünkü herkes cesaret edemez kendiyle baş başa kalmaya.
Ama bazıları vardır… kaçacak yeri kalmadığı için değil, artık kaçmak istemediği için gecelere sığınır.

YAZAMAYAN . AHMET KARADAYI

YAZININ ŞARKI TAVSİYESİ  SADECE YAZIYA UYGUN OLSUN DİYE

CENGİZ KURTOĞLU  : GECE OLUNCA

AMA BU YAZI BU TÜRKÜYLE YAZILDI

NAZLI ÖKSÜZ: MEVLAM BİR ÇOK DERT VERMİŞ


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla ​​paylaş!

4
4 Puanlar

Tepkinizi emoji ile gösterin

Çok Güldüm Çok Güldüm
0
Çok Güldüm
Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Sevdim Sevdim
3
Sevdim
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Kusacam Kusacam
0
Kusacam
Şaşırdım Şaşırdım
1
Şaşırdım
Beğendim Beğendim
4
Beğendim
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Ahmet KARADAYI

Platin

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Kişilik testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular sorabilirsiniz
İçerik Ekle
Görseller ile Biçimlendirilmiş Metin Hazırlayabilirsiniz
Bilgi yarışması
Bilgi amaçlı doğru ve yanlış cevapları olan sorular hazırlayabilirsiniz
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapabilrsiniz
Liste
Klasik İnternet Listesi
Geri sayım
Klasik İnternet Geri Sayımları
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Oluştur
Görsel
Fotoğraf veya GIF
Gif
GIF formatı