Sevgililer Günü Mü?
Eyy seven!
Sevmek; karnını doyuracağın parayla çiçekçide kuyruk bekleyip 100 liralık güle 500 lira vermek değildir.
Yüzüğün üstündeki taşın kocaman olması değil, kalbinde taş olmamasıdır…
Sevmek; iki bedende tek can olabilmektir.
Her sabaha onun sesiyle uyanmak, her gece onun ismiyle dalmaktır uykuya.
Yanında olmasa da, bir şarkıda, bir kokuda, bir sokak lambasında onun varlığını hissetmektir.
Sevgililer Günü; yalnızca takvimdeki bir gün değil, yüreğinde taşıdığın bir duygudur.
O günü anlamlı kılan, alınan hediyeler değil; dokunamadığın halde hissedebildiğin ellerdir.
Gerçek sevgi, bir güne sığmaz; o, her günün sabrında, özleminde, sessiz duasındadır.
O yüzden bugün, sadece yanında olanı değil, kalbinde yaşattığını da hatırla.
Çünkü bazı sevgiler yan yana durmaz, ama aynı gökyüzüne bakar.
Ve bil ki, Sevgililer Günü; en çok da sevenin, ama kavuşamayanın günüdür.
Eyy seven!
Unutma… sevgi, kalabalıklarda el ele tutuşmak değil, kalabalıklara rağmen aynı kalpte buluşmaktır.
Birini sevmek, sahip olmak değil; onsuzken bile sadık kalabilmektir.
Bir gülün soluşunda bile onun adını anıyorsan, sen zaten her gün Sevgililer Günü’nü yaşayanlardansın.
Gerçek aşk; fotoğraflarda değil, sabırla bekleyen dualardadır.
Ne lüks sofralar, ne pahalı hediyeler…
Sevgi, bir sesin yankısında, bir bakışın sessizliğinde saklıdır.
Ve bil ki;
Sevenin kalbi takvime bakmaz…
Çünkü sevgi tarihi değil, hatırası olan bir duygudur.
Bazıları bir gün sever,
Ama bazıları bir ömür — sessizce, sahip olmadan, vazgeçmeden sever.
14 Şubat’ta, 24 Mart’ta, 30 Nisan’da, 31 Aralık’ta kalbi, kalbiyle attığı sürece…
YAZAMAYAN : AHMET KARADAYI
YAZININ ŞARKI TAVSİYESİ : SEZEN AKSU: HAYDİ GEL BENİMLE OL




0 Comments