Kalbimdeki Sahipsiz Mezar
Kaç kez bilmem ama uykusuz sabahladığım her gecenin sebebi sensin.
Bendeki tüm dertlerin sahibi sensin.
Her ölenin selası verilir, namazı kılınır, üstüne toprak atılır, mezar taşı dikilip gömülür sanma;
kalbimdeki sahipsiz mezarın sahibi sensin.
Bir insan her şeyimin sahibi olup da beni nasıl sahipsiz bırakır?
Senden başka kimsem yok demek birinin yalnız olduğu anlamını taşımaz ki her zaman.
Bazen “kimsem yok” demek, “sen yoksan kimsesizim” demektir.
Seni her şeyi yapmış birinden gidince sadece geride kalan mı kimsesiz kalır sanıyorsun?
Sana yüklenen bütün sıfatlar, bütün anlamlar gidince sen de çırılçıplak kalıp yok oluyorsun.
Birinin her şeyiyken, bu dünyada hiçbir şey olarak yaşamaya mecbur bırakılıyorsun.
Birini kalbinde gömmek, toprağa gömmekten daha zor.
Çünkü kalp her atışında mezarı hatırlatıyor.
Ben seni sustukça sen büyüdün içimde,
ben unuttukça adın yankılandı duvarlarımda.
Sen gidişini bir özgürlük sandın,
ben sensizliği bir cezaya dönüştürdüm.
Her nefesimde eksildim, her hatıranda yandım.
Ve sonunda anladım…
Bazı yokluklar ne unutulur, ne de tamamlanır.
Ben seni değil, sensizliği öğrendim.
Adını anmasam da kalbim biliyor yerini.
Ama artık acıtacak kadar sevmiyorum seni.
YAZAMAYAN : AHMET KARADAYI
YAZININ ŞARKI TAVSİYESİ RÜYA ŞİİRİMDEN UYARLANAN
RÜYA




0 Comments